Mart ayını yarıladığımız ve Nisan ayına girmek için
hazırlandığımız şu günlerde, havaların da birkaç ay önceye oranla biraz daha
iyileştiğini görüp tedbiri elden bırakmamak lazım. Mart kapıdan baktırır kazma
kürek yaktırır diye boşuna söylememişler değil mi? Tam da bahara girme
arifesinde hasta olmak istemiyorsanız, size yapmanız gereken birkaç şey
önerebilirim.
Öncelikle bol su içelim. Vücudumuzun yaz kış fark etmeden
her mevsim suya ve neme ihtiyacı var. Sadece havalar iyiyken değil, kışın da
suyu elden bırakmamak lazım. İkinci olarak dışarıdaki güneşe kanıp ince
giyinmemeniz. Zira sabah yakıcı olan hava, akşam eve dönerken kışı aratmayacak
kadar soğuk olabiliyor ve bünyemiz de bu hava değişimlerine ayak hemen ayak
uyduramıyor. Çok abartmayın, ama yine de sabah evden çıkarken, akşam soğuğunu
da düşünerek giyinmek önemli.
Son olarak da en önemli tavsiyem, mevsimini kaçırmadan c
vitamini bol meyveler yemeniz. Tamam, hepimiz yaz gelsin de şöyle doya doya bir
kavun karpuz yesek diye bekliyoruz kabul. Ama tam da bu zamanlarda, yani
mevsimlerin geçiş yaptığı zamanlarda vücudumuzu hastalıklara karşı güçlendirmek
çok önemli. Bu gibi geçiş dönemleri, hava şartlarının vücudumuzu en savunmasız
yakaladığı zamanlardır. Vücudumuz da tıpkı ağaçlar, çiçekler gibi değişen
mevsime birden değil yavaş yavaş adapte olur ve bu süreçte de savunması biraz
olsun düşer. Bu savunmayı güçlendirmenin de en doğal yöntemi, şüphesiz ki meyve
yemek. Hazır mevsimi de geçmemişken bol bol portakal, mandalina, greyfurt
yiyerek vücudunuzu güçlendirebilir ve bahara hastalıksız bir şekilde merhaba
diyebilirsiniz.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder